Monday, November 04 2013 3:34 pm
Language TR EN
Ekonomik Kriz Döneminde Sağlıklı ve Güvenli İş Yerleri
Ekonomik Kriz Döneminde Sağlıklı ve Güvenli İş Yerleri
“Ekonomik Kriz Döneminde Sağlıklı ve Güvenli İş Yerleri için 
 Öğretmen Sendikaları Dayanışması” Konferansı Notları 
 10 - 11 Ekim 2013, Madrid
 
Burak Maviş - Mustafa Baybora
 
“Ekonomik Kriz Döneminde Sağlıklı ve Güvenli İş Yerleri için Öğretmen 
Sendikaları Dayanışması” başlıklı kapanış konferansı 10-11 Ekim'de Madrid'de 
gerçekleştirildi. Konferansa ondokuz ülkeden altmışaltı sendikacı ve akademisyen katıldı. Kıbrıs'tan KTÖS, KTOEÖS ve OLTEK'in katılım gösterdiği konferansa, Belçika, Bulgaristan, Fransa, Almanya, Macaristan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Litvanya, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsveç, İskoçya ve İngiltere'den sendikalar katıldı.
 
ETUCE'den Susan Flocken'in projeyi anlatan konuşması ile başlayan konferansta İspanyol öğretmen sendikaları ( FECCOO, FETE-UGT, STES-I) birer konuşma yaptı. Konferans'da Sarah Copsey, "Okullarda İş Sağlığı ve Güvenliği"; Joan Benach, "Kriz, Sosyal Eşitsizlik, Sağlıklı ve Güvenli İş Yerleri"; Salvador Moncada "Öğretmen Sendikaları ile Bağlantılı Anket ve Ülke Mülakatları" ve Stravoula Leka "Politika Önerilerini Uygulamaya Geçirme" temalı sunumlar gerçekleştirdi. Konferansta ayrıca sendikalar deneyimlerini aktardı ve konu ile ilgili hazırlanan  taslak politika önerileri tartışıldı.
 
İspanyol sendikalar, konuşmaları sırasında neo-liberal politikaların toplumsal yaşam ve kamusal eğitim üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti. Ülkenin bulunduğu ekonomik krizin faturasının emekçilerin omuzlarına yüklenilmek istendiğinden bahsederken, sermayenin yarattığı ekonomik krizle birlikte çalışanların özlük, sosyal ve demokratik haklarının saldırıya uğradığını belirttiler. İspanya'da eğitime, sağlığa ve sosyal haklara ayrılan bütçenin AB yaptırımları ile sitematik kesintiye uğradığını, bununla beraber toplumun emekçi kesiminde sosyal çöküntü gerçekleştiğini ifade ettiler. Nüfusun %27'sinin işsizlikle boğuştuğunu ifade eden sendikalar, işsiz sayısının 6 milyona ulaştığını, genç nüfus için işsizlik oranının ise %55 olduğunu belirtirtti.
 
Kamusal eğitime ayrılan bütçenin yetersizliği, öğretmenlerin haklarının gasp edilmesi, maaşların düşürülmesi, çalışma saatlerinin artırılması, yeni öğretmenlerin  güvencesiz çalışma koşulları, eşitsizlik, yoksul insanların eğitim hizmetine erişememesi ve zengin-yoksul arasındaki gelir dağılımının giderek
derinleşmesinden doğan sosyal eşitsizlikler karşısında mücadele ettiklerini belirttiler.
 
Bazı üniversitelerin özelleştirilmesi ve öğrenim harçlarının üçte iki oranında arttırılması ile öğrencilerin yüksek öğrenime erişiminin zorlaştığını ve 
yurtdışına eğitim göçünün arttığını ifade ettiler. 80 bin öğretmenin işten çıkarıldığı belirtildi.  Kamusal kesintiler ve işsizliğin 18 eyaleti derinden etkilendiğini ama Valencia bölgesinde durumun daha kötü olduğundan bahsedildi. Sendikalar krizi yaratanların krizden etkilenmediğini, sermayenin krizi fırsata dönüştürüp kamusal haklara saldırdığını söyledi. Konut piyasasının çökmesi ile birçok insanın evsiz kaldığı, evsiz kalan insanların kendilerini dışlanmış hissetiğini, ekonomik yetersizlik nedeni ile çocukları ellerinden alınabilir korkusu ile sosyal yardım kurumlarına başvurmadıkları ve böylece çocukların yeterli besin kaynaklarına erişemediğini söyleyen sendikalar, kemer sıkma politikalarından en çok çocukların ve engellilerin etkilendiğinden bahsettiler. Sendikaların bu eşitsizliğe karşı sessiz kalmadığını, sıkı bir çalışma ile kampanyalar, eylemler ve grevler örgütlediklerini, öğretmenlerle
birlikte sosyal eşitsizliğe uğrayan yoksullar ve diğer emekçiler ile dayanışma gerçekleştirdiği belirttiler. 
 
Konferans'ta proje yöneticisi Sarah Copsey, " Okullarda İş Sağlığı ve İş Güvenliği"  temalı sunum yaptı. Copsey, Avrupa'da 11 milyon eğitim çalışanının %15'inin diğer öğretmenler ve yöneticiler tarafından sözel ve fiziksel şiddete uğradığını, bazen öğrencilerden ve ailelerin hoşnutsuzluklarından dolayı da sorunlar yaşadıklarını belirtti. Bu çerçevede Avrupa Birliği içerisinde oluşturulan "www.osho.europa.eu/sector/eduction" internet sitesi ile ilgili bilgi verdi. 
 
İspanya’nın Pompeu Fabra Üniversitesi'nden Joan Benach, "Kriz, Sosyal Eşitsizlik ve Sağlıklı ve Güvenli İşyerleri" konulu sunumunda grafikler kullanarak, zenginler ile yoksullar arasındaki gelir dağılımı, yaşam standartları, eğitim ve sağlık 
konularındaki sosyal eşitsizlikleri rakamlar ile ortaya koydu. Zenginler için gelir vergisinden indirim, fabrikaların zengin ülkelerden yoksul ülkelere taşınması, az gelirli ülkelere dayatılan yapısal düzenleme programları, özelleştirme politikaları, kamusal hizmetlerden yapılan kesintiler, ülkelerin dış kaynaklı borçları vb. gibi nedenlerden dolayı sosyal eşitsizliklerin arttığını söyledi. Sermayenin kamusal ve özel yaşamdaki eşitsizlikleri artırarak, emekçilerin çalışma hayatı ve koşullarını yeniden dizayn ettiğinden bahsetti. Tam zamanlı, örgütlü, sosyal haklara sahip çalışma hayatının saldırıya uğradığını, işini kaybetme korkusu veya işsizlik nedeniyle, çalışanların yarı zamanlı, güvencesiz, gayri resmi işlere razı edildiği, çocuk işçiliğinin ve tazminata bağlı işlerin arttığını anlattı ve kadınlar ile gençlerin daha düşük maaşa çalıştırıldığından bahsetti.Sosyal eşitsizliklerin yeni bir politik ajanda ile giderilmesinin zaruri oluğunu ifade eden Benach, bunun mücadele ve dayanışma ile mümkün olabileceğini söyledi.
 
İspanya'dan Salvador Moncada "Öğretmen Sendikaları ile Bağlantılı Anket ve Ülke Mülakaları" konulu sunumunda; Fransa, Yunanistan, İtalya, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere'deki öğretmen sendikaları ile yapılan çalışmanın analizini sundu ve ülke deneyimlerini aktardı.
 
Polonya'dan Monika Koncyzk, " Ekonomik  Kriz Döneminde Sağlıklı ve Güvenceli Çalışma Koşullarının Sağlanması Politik Öneriler Taslağı"nın içeriği ile ilgili bilgilendirme yaptı.
 
Öğleden sonra grup çalışmaları yapıldı. Katılımcılar üç farklı gruba
ayrılarak, taslak olarak sunulan politika önerilerini tartıştı, yorumladı ve değişiklik önerleri sundu.
Konferans'ın ikinc günü " Ekonomik Kriz Döneminde Sağlıklı ve Güvenli Çalışma Koşullarını Desteklemek için Sendika Stratejileri Ülke Örnekleri" sunumu ile devam etti. İngiltere NUT'dan Sarah Lyons, Slovenya ESTUS'dan Sandi Modrijan, Fransa UNSA'dan Jacques Drouet ve İspanya FETE-UGT'den Fernando Alvarez ülke deneyimlerini anlattılar. Notthingham Ünivesitesi'nden Stravoula Leka " Politika Önerilerini Uygulamaya Geçirme" konulu sunum yaptı.
 
Çalışma grupları ikinci oturumu gerçekleştirerek, " Ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde politika önerileri ve pratik uygulamaların incelenmesi" konusunda grup çalışması yaptı.
 
"Ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde  ekonomik kriz zamanlarında eğitimde sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları nasıl sağlanır; yeni politika önerileri ve pratik uygulama şekilleri nasıl olmalıdır", temalı tartışma paneli ile konferansın  kapanışı yapıldı. Panelde, yeni politik öneriler ışığında Avrupa Birliği kurumları üzerinde, sosyal eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için lobi faaliyetlerinin oluşturulması tavsiye kararı alındı.
 
Politik öneriler, ekonomik kriz döneminde iş yeri güvenliği ve sağlığı için öğretmen sendikaları dayanışması projesi çerçevesinde oluşturuldu. Proje oluşturulurken, Avrupa'da örgütlü ETUCE'ye üye öğretmen sendikaları yapılan mülakat, online anket ve diğer aktivitelere katkı koydu. Projenin ilk hedefi öğretmen sendikaları, sendika üyesi öğretmenler ve eğitim çalışanlarının ekonomik kriz zamanında işyeri sağlığı ve güvenliğini geliştirmektir. Projenin ana teması, ekonomik kriz döneminde görülebilecek sosyal eşitsizlik, psikolojik riskler, çalışma barışı ve aile hayatındaki sorunları, öğretmen sendikaları ile dayanışma göstererek en aza indirmektir. Bu anlamda taslak politik öneriler, Avrupa Birliği Komisyonu'nun 2013-2020 yılları arasındaki yeni politik taslağında iş yeri stresi, mobbing gibi çalışma hayatını etkileyen kavramlar ile birlikte, tavsiye kararı olacak.
Politik Öneriler Taslağı, Avrupa düzeyi, öğretmen sendikaları düzeyi ve okul düzeyi başlığı altında, üç ana bölümde tartışıldı.
 
Politik Öneriler Taslağı
 
Avrupa düzeyinde önemli olan:
 
- Kaliteli eğitim için kaliteli işyerleri yaratma toplumsal vizyonu ile Avrupa Birliği içinde öğretmen sendikalarının güçlü dayanışması;
- Ulusal eğitim alanındaki en iyi değişimlerin Framework Agreements (AB Sözleşmesi) içinde  uygulanmasını desteklemek ve ETUCE ve EI internet siteleri aracılığı ile kampanyayı tüm organizasyonlara yaymak;
- Sendikaların, çalışma güvenliği ve iş yeri sağlığı, özellikle de iş yeri stresi konusunda ulusal politika geliştirme eforlarını desteklemek ve ilgili çabalarını ülkelerinde yasal hale getirmelelerini desteklemek;
- Öğrenciler ile öğretmenlerin okuldaki mutluluğu için iyi çalışma ortamı sağlanması adına, ETUCE üyesi organizasyonların ulusal öğretmen sendikası stratejisi geliştirmesini desteklemek;
- Sağlıklı ve güvenli iş yerleri için eğitim çalışanları temsilcileri (Sendikalar) ,Avrupa Birliği sınıfı ve komite arasında sosyal diyaloğu artırmak ve geliştirmek;
- Eğitim ile ilişkili tüm paydaşlar sayesinde, Avrupa Sosyal Ortaklık Çerçeve Anlaşması'nda desteklenmeye devam eden iş yeri ile ilgili stres, mobbing ve tacize karşı uygulamaların vatandaşlar ve sendika düzeyinde önlenmesi;
- Avrupa Sendikalar Konfederasyonu'nun "Çerçeve Antlaşması ulusal düzeyde ne kadar uygulanmış?" raporuna göre ETUCE üyelerine bilgi göndermek;
- Pozitif anlamda, iş yerlerindeki çalışanların temsilcilerinin sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarının geliştirilmesi için AB Komisyonu'nu ile iletişimde olma, bildiri yayınlama ve karşı savunma yapma;
-  Ulusal, bölgesel ve yerel düzeydeki sağlık ve güvenlik konusunda, AB yönetmeliğinin sosyal ortaklık ve sendikal süreç ile alakalı bölümlerinin dikkatle ve önemle izlenmesi;
- AB karar alma sürecini izleme ve etki etme, özellikle AB Komisyonu'nun İş Yeri  Güvenliği ve Sağlığı Politikaları ve AB ajandasında  psikolojik riskleri öne çıkarma;
- AB kurumları içerisinde geliştirilen stratejiler özelinde çalışma sağlığı ve güvenliği konusunda lobi faaliyetlerine devam etmek;
 
Sendikalar düzeyinde önemli olan:
 
- Şu anki kemer sıkma politikaları süreçlerinde sağlıklı ve güvenli iş yerleri için öğretmen sendikasının ortak vizyonunu kapsayan somut stratejiler geliştirmek/savunmak;
- Kaliteli eğitim esas alınarak sağlıklı ve güvenli okullar için fikir geliştirmek, konu ile ilgili bilgi vermeye devam etmek, paydaşlar ile ilgili hedefler arasında farkındalığı yükseltmek ve sağlıklı ve güvenli işyerinin ihtiyacı için daha kapsamlı sosyal ortaklar ile medya, ulusal hükümet, eğitim otoritereleri, lokal otoriteler ve diğer eğitim çalışanlarına lobi faaliyetleri yürütmek;
- Toplum ve işyerlerinde büyüyen bireysellik ve gözle görünen güven azalmasından dolayı meslek dayanışmasını teşvik etme;
- Sağlıklı ve güvenli çalışma alanları (okul) ve kaliteli eğitim/öğretim koşulları için diğer toplumsal aktörler arasında diyalog ve bağlantı kurarak farkındalığı yükseltmek ve  sektörde yükselen bireyselliğe karşı sendikalarla ortaklık inşa etmek;
-Eğitim çalışanlarının ulusal düzeyde özel ve ortak önerilerini AB mevzuatı ve Avrupa Sosyal Ortaklık Çerçeve Antlaşması'nda nasıl uygulanacağını müzakere etmek;
- Ulusal düzeyde toplu pazarlık mekanizmalarının olduğu ülkelerde bu konu ile ilgili belirli toplu sözleşmelerin uygulanması için veya genel toplu sözleşmeler yenilenirken iş sağlığı ve güvenliği konularının dahil edilmesi için çalışmalar yapmak;
- Avrupa Birliği 2020 Strateji’sine göre bir insan hakkı sayılan kaliteli eğitimde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı olan okulların bir ön koşul olarak kabul edilmesi için çalışmalar yapmak;
- AB Yönetmeliği 89/391/EC’nin ve özellikle de bu yönetmenlikle alakalı ulusal mevzuatın gerektiği gibi uygulanmasına yoğunlaşmak;
- İş yerinde sendika temsilcilerinin bulunmalarının önemini vurgulamak ve öğrenciler, öğretmenler (yönetim de dahil olmak üzere), Sağlık ve Güvenlik Komiteleri ve sendika temsilcileri için sistematik eğitimlerin yapılmasını talep etmek;
- Etkinlikler ve farklı basın-yayın organları aracılığı ile, ETUCE’un farklı 
ülkelerdeki iş sağlığı ve güvenliği standartlarıyla ilgili topladığı veriler konusunda ve ayrıca ülkelerde hali hazırda var olan AB mevzuatları ve ulusal mevzuatlar ile ilgili kamusal alanı bilinçlendirmek;
- Bilimsel veriler kullanarak kriz zamanlarında iş koşullarının iyileştirilmesi ve korunması için iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda önlemler alınmasının daha ucuz bir yöntem olduğunu gösteren örnekleri öne sürmek;
- Okul yönetimlerine ve öğretmenlere eğitimde iş koşullarının kötüye gitmesinin önlenmesi amacıyla kullanılabilecek yöntem ve araçlar için pratikte uygulanabilecek bir rehber sunmak (özellikle risk analizi süreçleri, belirgin görev tanımları ve gerekli yerlerde kullanılacak materyallerin açıklamalarının çevirisi gibi konulara öncelik vererek);
- Bu rehberin bölgesel, yerel ve eğer mümkün ise okuldaki olası sendika mekanizmalarına dağıtılmasını sağlamak;
 
Okul seviyesinde önemli olan;
 
- Okullarda risk analizi yapılması için yasal danışmanlık verilmesi;
psikososyal riskler ile iş ve ev hayatının uyumu konularını da içeren risk analizlerinin uygulanmasını destekleyecek teşvik edici yöntemlere odaklanılması;
- Okul yönetiminin sağlıklı ve güvenli bir iş yerinin korunması ve yaratılması sürecine dahil edilmesinin önemine vurgu yapılması;
- Okul yönetimi ve çalışanları için denge modelinin desteklenilmesi (Denge modelinden kast edilen okullarda öğretmenlerden talep edilen ile onlara sunulan kaynaklar arasındaki dengedir);
- Okullarda iş odaklı önleyici yöntemlerin veya iş ve işçi odaklı yöntemlerin kullanılmasının teşvik edilmesi;
- Okullarda gerektiğinde harici uzmanlık servislerinin kullanımı (ör; eğitimler, anketler, psikologlar vb;) önemlidir.