Wednesday, December 21 2011 8:55 pm
GÖÇ YASASI DAVASINDA KARAR GÜNÜ
Kıbrıs Türk toplumunun kimliğine, kültürüne, sosyal ve ekonomik yapısına yönelik yıllardan beri devam eden sistematik saldırılara direnen yurtseverlere karşı ayrılıkçı rejim yine gerçek yüzünü ortaya çıkarmıştır.
28 Ekim 2009 yılında Sendikal Platform’un meclis önünde organize ettiği miting esnasında sendika üyelerimize yönelik polisin başlattığı soruşturma ve olayın mahkemeye intikali, tam bir dayatmadır. Miting esnasında yaşanan arbede ve itişme neticesinde “polisi darp ve görevden men etme” suçlaması ile arkadaşlarımızın haksız yere yaralanması kabul edilemez. İki yıldan bu yana devam eden mahkeme süreci yargının nasıl bir baskı unsuru olarak kullanıldığını göstermesi açısından önemlidir. Bu iki yıllık süre içerisinde olay uluslar arası platformlara taşınmış ve aynı zamanda Eğitim Enternasyoneli ve ETUCE’den yetkililer gelerek açıklamalarla gerekse duruşmalara katılarak olayı yakın takibe almışlardır. Bilindiği üzere 1974 yılından beri Kıbrıs’ın kuzeyi Türkiye’nin etkin ve fiili kontrolündedir. Bizi yönettiğini iddia eden işbirlikçiler, aldıkları talimatları doğrultusunda hareket etmekte ve adanın kuzeyinin Türkiye’nin kontrolünde tutulması için yoğun uğraş vermektedirler. Bu yönetim tam bir “işbirlikçilik” örneği göstermektedir. AİHM ve Uluslararası konjektür adanın kuzeyinde olan her olaydan Türkiye’yi sorumlu tutmaktadır. Arkadaşlarımızın yargılanması da Türkiye’nin istemi doğrultusundadır
Gelinen durum itibarı ile arkadaşlarımızı baskı altına almaya ve sendikaları susturmaya yönelik başlatılan mahkeme süreci 22 Aralık Perşembe günü saat 14:00’te yapılacak duruşmada, kararın açıklanması ile sonuçlanacaktır. Adanın kuzeyinde demokrasi ve insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü ile ilgili yaşanan gerçekleri bir kez daha gözlemlemiş olacağız. Bilinmelidir ki mahkeme sonunda açıklanan karar, mücadelemizin önünü tıkayamayacağı gibi, olayın uluslar arası alana taşınması için de bir başlangıç olacaktır.