Gericiliğe, Yobazlığa ve Şeriata Geçit Vermeyeceğiz!
25 Ağustos Salı günü sabah 10'da KTÖS'de buluşalım
***Halkın din, vicdan ve ibadet özgürlüğünü istismar eden ve Kıbrıs'ın kuzeyinde şeriat rejimi yaratmak isteyen çevreler, KTÖS'e kara çelenk koyacaklarını açıkladılar. Kara çelenk koyma nedeni ise Kuran Kursları...
*
***Kısacası karanlık değil aydınlığa sahip çıktığımız için, kadınlarımıza, kızlarımıza layık gördükleri kara peçenin karşısında olduğumuz için, Çocuklarımızın arapça değil, Türkçe öğrenmelerini istediğimiz için, hurafelere değilde evrime inandığımız için, üçbeş kendini bilmez aklı sıra toplumu KTÖS'ü karşı kışkırtacak. Değirmenlik İlkokulu'nda duvarda asılı olan Atatürk resminin altındaki Arapça harfleri görmeyen yok, buna rağmen utanmadan Atatürk'e şikayette bulunacaklar. Yobazların hamaset ve takkiye de üstlerine yoktur. Biz aydınların görevi oyunlarını bozmak ve Kıbrıslı Türkleri ileriye götürmektir. Yarın (25 Ağustos) gericiliğe karşı duyarlı tüm toplumu sabah 10'da KTÖS'e bekliyoruz.
Son Güncelleme ( Monday, 24 August 2009 )
HAKSIZ SINAV BU YIL DA YAPILDI
İlkokul Öğretmenliği Sınavı Yapıldı.
İki sendikanın önerisi olan Münhal sayısından az başvuru olmasına halinde mülakat, fazla başvuru olması durumunda sıralama sınavı önerisi bakanlık tarafından reddedilmişti. Böylece ilkokul öğretmen adayları, eşyanın tabiatına ters biçimde, ihtiyaç olmasına rağmen yazılı yarışma sınavına girdi.93 ilkokul öğretmeni münhaline 54 öğretmen adayı katıldı. İhtiyaç olmasına rağmen sınava tabi tutulan ilkokul öğretmen adaylarından 46'sı sınavı geçerken, 8 tanesi sınavın haksızlığına uğradı.
*** Yeni yapılacak sınav kendi alanınıza göre hazırlanacağı için, haksızlığa uğramayacaksınız.
***Yeni sınav tarihi yarın kamu hizmeti komisyonu tarafından açıklanacaktır.
*
*** Sınav iki oturum olacaktır. 1.oturum ortak sınavi 2. oturum okul öncesi öğretmenliği alanını kapsayacaktır.
*
*** Okul öncesi öğretmenliği için yeterli münhal sayısı olacaktır( 28 veya 30)
*
***Eğer hala Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından aranmamışsanız, KAMU Hiz. Kom. başvurunuz.
Son Güncelleme ( Friday, 21 August 2009 )
Alayköy'de ki Kur'an Kursuna KTÖS İzin Vermedi.
Tam bir toplum mühendisliği ile Kıbrıslı Türkler’in toplum yapısını sistematik olarak değiştirmeye çalışan anlayış, adamızın kuzeyinde Kıbrıslı Türkler’in alışık olmadığı yöntemlerle dayatmalar yapmaktadır. Bir yandan ekonomik dayatmalar sürerken diğer yandan ise Sünni İslam ve Arap kültürü yasadışı Kuran kursları ile topluma dayatılmaktadır.
KKTC Anayasası ve Milli Eğitim Yasasına göre eğitim faaliyetleri Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın kontrol ve yönlendirmesine verilmiştir. Atatürk ilkeleri ve özellikle laiklik ilkesi vazgeçilemez şekilde KKTC yasalarında yeralmıştır. Buna rağmen Din İşleri Dairesi Başkanı ve T.C. Elçiliği Din İşleri Müşaviri’nin marifetleri ile ülkede “din elden gidiyor” diye yapay bir talep yaratılarak toplum Kuran kursları ile kuşatılarak, Sünni İslam ve Arap kültürünün baskısı altına alınmaya çalışılmaktadır.
Karanlıkların Aydınlığa Çıkabilmesi İçin Namuslularda En Az Namussuzlar Kadar Cesaretli Olmalıdır
Kuran Kurslarına ve Zorunlu Din Eğitimi'ne Karşı Olan Örgütler Başsacvılığa Suç Duyurusunda Bulundu.
Zorunlu eğitim çağındaki çocuklarımıza toplumsal baskı yolu ile okul dışında, yaz tatili olan bir dönemde “din öğretiyoruz” mazereti ile siyaset kokan bir anlayışın dayatılması kabul edilemez. Anayasamız ve yasalarımız çerçevesinde eğitimin yeri okullarımızdır ve her türlü eğitim devletin öğretmenleri tarafından verilmelidir.
Konu ile ilgili devletin makamlarında oturup görevini ve anayasamızdaki laiklik ilkesini istismar eden ilgili kişiler hakkında soruşturma başlatılmasını ve yasalara aykırı devam eden Kuran kurslarının derhal kapatılarak ilgili kişilerin yargıya sevkedilmesini saygılarımızla bilgilerinize getiririz.
Bilimsel ve Demokratik Eğitim İnsiyatifi içerisinde ki örgütler yürüyüş organize ederek TC elçilik binası önünde Kuran Kursları ve Zorunlu Din Eğitimi anlayışını protesto etti.
Siyasi Mevkileri Tutan 350 Kişi her Ay Tahsisatlar Hariç bütçeden 2.7 Trilyon Maaş Çekmektedir.
Yeri gelmişken vurgulamakta yarar vardır. Ülkemizde yaratılan üçlü kararnamelerle atanan ve siyasi mevkileri tutan 350 kişi her ay tahsisatlar hariç bütçeden 2.7 trilyon maaş çekmektedir. Bu kişilerin emeklilik durumunda bu pay daha da arttığı gerçeğinden hareketle 1974’ten günümüze gelinceye kadar siyasi mevkilerden emekli olanların bütçeye getirdiği yükü Sn. Ersin Tatar bizden daha iyi bilmektedir. Kıyaslayacak olursak 350 siyasi mevki sahibine ayda 2.7 trilyon, özürlü ve sosyal yardım alan 6350 kişiye aylık olarak 4 trilyon ödenmesinin sosyal devletle ve adaletli gelir dağılımı ile ne derece bağdaştığını Sn. Tatar yine açıklamalıdır.
Sn. Bakanın Kıbrıslı Türkler’i şikayet için Türkiye basınına yaptığı açıklamalar sonrası kendi dediği gibi Babıali’den arkadaşı olan Hürriyet yazarı Tufan Türenç bazıları 3-4 ikramiye aldı diyor. Sn. Ersin Tatar’a buradan çağrı yapıyoruz bu ülkede Babıali’den arkadaşınız olan yazarın dediği gibi kimler 3-4 kez emekli oldular ve kaç para aldılar, lütfen bunları hem KKTC hem de Babıali arkadaşınıza ve Türkiye basınına isimleri ile açıklayın ki Türkiye halkı bunları da öğrensin. Bizler bunların kimler olduğunu biliyoruz. Türkiye halkı da öğrensin.
***KTÖS, KTOEÖS, KTAMS, KAMU-SEN, TÜRK-SEN, EL-SEN, TEL-SEN, DEV-İŞ, EMEK-İŞ, DEVRİMCİ GENEL İŞ, PETROL-İŞ, DEVLET-İŞ, M/SA TÜRK GENEL İŞ, GÜÇ-SEN, BES, DAÜ-BİR-SEN, VERGİ-SEN, KOOP-SEN, DAÜ-SEN, TIP-İŞ, ÇAĞ-SEN, EBE VE HEMŞİRELER BİRLİĞİ SENDİKASI, SAĞLIK-SEN, BANK-SEN, BASS, MEC-SEN***
ARAPÇA EZANA DÖNÜŞ VE BUNUN KIBRIS TÜRK BASINI'NDAKİ YANKILARI.
***Gericilikle, yobazlıkla, din hegemonyası ile 1950'li ve sonrası yıllarda Kıbrıslı Türkler çok mücadele etti. Türkiye'deki devrimleri ilk benimseyen toplumlardan biri olan Kıbrıs Türkleri, laikliği de benimseyerek, kara çarşaftan, kafesten, türbandan, festen, şalvardan kurtulmuş ve Kur'an-ı Kerim ve Ezan'ı kendi dillerinde okuyup yorumlamaya başlamışlardır. O dönem bunun savunuculuğunu aydınlar ve Toplum lideri Dr. Fazıl Küçük yapmışlar ve gerek basın yoluyla gerekse halkın önünde açık mücadele etmişlerdir.
***
***
Kıbrıslı Türkler laik kültürü tercih ederek, ibadetlerini de kendi dilinin yoluyla yapmayı seçmişlerdir. O dönemlerde din hegemonyasının toplum üzerindeki etkisinin azalmasını hazmedemeyen ve dinden beslenen gerici kesimler, başta Şeyh Nazım olmak üzere harekete geçerek, laik anlayışı baltalamaya çalışmışlardır. Suriye'de tarikata katılıp, kendini Şeyh olarak atletip Kıbrıs'a geri dönen Nazım irticai faaliyetlerine başlamış ve ilk iş olarak 1934'den beri Türkçe okunan Ezan'ın arap dilinde olması için mücadeleye girişmiş ve bu yönde faaliyet göstermiştir. Türkiye'de Demokrat Parti'nin oy uğruna imtiyaz verdiği Arapça Ezan konusu, Türkiye'de hem Türkçe hemde Arapça okunabilir fetvasından sonra güç bulan Şeyh Nazım, Kıbrıs'ta da mücadele başlatıp, Kıbrıslı Türklerin ibadet, din, vicdan ve aile hukuku meselelerine saldırmaya başlamıştır.
***
***İç sayfada okuyacağınız yazı, o döneme ait bir araştırmayı kapsamakta ve laiklik ile gericiliğin mücadelesini bir nebze olsun bize aktarmaktadır.
Eşel-Mobil, ek mesailer, ders yılı hazırlık ödeneği, 13. maaş, emeklilik hakları gibi konularda çalışanlara saldıran UBP Hükümeti, Devlet çalışanlarının maaş ücretlerini düzenleyen yasa tasarıları ve kanun gücünde kararnamelerleAKP’ye uşaklık etmeye soyunmuştur. İşbirlikçiliğin en güzel örneğini sergileyen UBP, koltuk uğruna Kıbrıslı Türkleri yoketme politikalarını ileriye taşımak istemektedir.
“KTÖS, Kuran Kurslarına karşı yerinde bir açıklama yapan Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği başkanı ve toplum lideri Dr.Küçük'ün eşi Süheyla Küçük'ü evinde ziyaret ederek, çiçek takdim etti ve yapmış olduğu basın açıklamasından dolayı teşekkür etti.”